-Oysa ne var olmak zorundaydım ne de yok olmak. Ne var olmak mümkün ne de yok olmak. Ne var olmak zorundayım, ne de yok olmak.
-Hayat çok mu önemli ? İşte her şey burada başlıyor burada bitiyor. Bu soruda.
Önemliyse üzülecek çok şey var yok eğer önemsiz ise; .ikimden aşağı Kasımpaşa.
Yukarısı Taksim , Harbiye .
-44 yıldır canım sıkılıyor.
-Var olmak da zor, yok olmak da.
-Mutlu olmak ya da mutlu taklidi yapmak ya da saçma sapan gülümsemek zorunda değilim. Neysem oyum.
– Yalanlara inanıp musmutlu olmaktansa hakikati anlayıp mutsuz olurum. Salak olmam .
– İrade, seni tümel irade sahibi olduğuna inandıran bilişsel illüzyonun kutsanmış dogmasıdır.
– Benim arabam yok, şiirim var.
-Bazen diyorum ki ne işim var bu dünyada?
Sonra diyorum ki bu dünyanın burada ne işi var ?
-Aldığın nefesi bile her defasında geri veriyorsun nasıl mutlu olacaksın? boşuna kasma. Belki o zaman acı çekmezsin.
– Bedenini, yüzünü süslediğin kadar, kalbini de süsledin mi ?
– sevmek yüce bir gülün içinde solmak, olsun, önemli olan gülün içinde olmak.
– nerede sevmeden dursak, orada bir cehenneme düşüyor gölgemiz.
– yaşamak ne ki ölmek ne olsun? Varlık ne ki, Yokluk ne olsun?
– neyi anladın ki var olup mutlu olacaksın?
– neyi anlayacaksın? Emin olacaksın?
– Var olmak da zor , yok olmak da.
– Varlığı çözmedin daha ve belki hiç çözemeyeceksin. Kendini bile. Hem fizyolojik hem zihinsel. Varlığı bilmiyorsun o yüzden yokluk hakkında da atıp tutma.
– kimbilir belki bir alan daha vardır varlık ve yokluk haricinde, bizim minnoş kafamızın henüz almadığı.
– Evrim ve değişim. Varlık denen nehir büyük bir hızla sürekli akıyor. Hiç durmadan ve hiçbir zaman yetişemeyeceksin.
-İrade harika bir illüzyondur. Bizi önemli hissettirir..
-Var olmak bir travmadır. Var olduğunu bilmek bir trajedidir. Öleceğini bilmek ise tragedyadır.
– kadınlar ne istediğini bilmiyor.
– ne istediğini bilenlerin büyük çoğunluğu ise zengin adam peşinde. Burada kalp zenginliğinden bahsetmiyorum tabii ki.
– kadınlar sevgili olana kadar beğendiği adamı sevgili olduktan sonra değiştirmeye çalışıyor aynı şey evlilik için de geçerli. Halbuki o adamı o adam olduğu için beğenmişti.
– çalışan kadın iş yerinde patronuna güler yüz gösteriyor akşam eve gelince kocasına surat yapıyor. Dır dır yapıp psikolojik şiddet uyguluyor.
-iki gönül bir olunca samanlık seyran olmuyor. Saray bile olsa samanlığa dönüyor.
– ataerkil’e baş kaldıran postmodern kadın artık kocaya pek saygı duymuyor.
-Boşanmalar zirve yapıyor.
Not: Bu örnekler Türkiyeli kadınların tümeli olmasa da hatırı sayılır hatta eli öpülür bir bölümü için geçerlidir.
-Zaman değişim ve harekettir. hareket ve değişim yoksa zaman diye bir şey var olamaz.
-kendin mutsuzken milletin mutlu olmasını istiyorsan, çöpünü yere atmayıp cebine dolduran insanlardansın.
-salt amacın mutluluksa eğer mutsuz kalmaya mahkumsun.
-salt zevk için yaşıyorsan adalet imparatoru karma, seni elbet bir gün, öldürmez, süründürür.
-kadın başka şeydir, karı başka şeydir. Herifle adamın farkı gibi..
– Bu dünyayı kimse kurtaramaz.
– Bu dünyayı hiçbir fikir kurtaramaz.
– çünkü mükemmel fikir diye bir şey yok. (Sitemde yazdım bunu.)
– çünkü her sistem ve her fikir, kendi içinde onu suistimal edicilerle birlikte gelir. Artık Medicilerle birlikte gelmez yani. ( Rönesansı ateşleyen soylu Floransalı aile)
– Değişim ve özgürlük fetişizmi, eleştirinin eleştirisinin de olmaması; kaosu ve varyeteyi besler. Paramparça olan birey ve paramparça olan toplumdan oluşan dramatik bir enkaz oluşur sonunda. Birey giderek yalnızlaşır. Soyutlaşır. Özgürlük onu sisteme mahkum etmiştir. İstenen miktarda ve şekilde tüketmeli ya da üretmelidir. Hayatını düzenleyen şey kendisi değildir.
-Kendisini erdemli olduğu için değil de, sırf insan doğduğu için salt insan olduğu için seven ve her şeyden üstün gören birey; tüm gezegen ve tüm canlılar için tehdittir.
-I.Öncül: Hiçbir cahil felsefe yapmaz.
II.Öncül: Hiçbir tanrı da felsefe yapmaz.
Çıkarım: bilenle bilmeyen bir oldu… 🙂 🙂
-Soruların cevaplarla eşit olduğu bir dünya ya da bir hayat hiçbir zaman var olamayacak.
-varlık dediğin hiç yerinde durmayan ve başı kıçı ayrı oynayan bir acayip karıya benziyor.
-yerinde sabit duran ve değişmeyen hiçbir şey yok, dünyadan evrenin ıssız derinliklerine kadar. atomdan süpernovalara kadar. Hücreden dokuya kadar.
“‘kim ne derse hepsi, ne söylese boş,
kadim örste hırpalanmış bu demir,
dövülmüş ağır bir ağrı üstünde,
zaman diye bir kılıfın içine konmuş.
ne söylese kılıç, akla hep kan gelir,
bildikçe bilirsin, bilmek zor gelir,
bildikçe ardından, yeni bir son gelir.””
Kılıç / Lethe , 10.s / Şiirden Yayınları/ 2021
Arif Baş Şiir Ödülleri Jüri Özel Ödülü