Peki İmtihan Neden Var?
Allah’ ın senin yapmanı istediğin şeyi (ki bu bir şerefsizlik ya da güzel bir iş) yapmana izin vermesi ve bunun için uygun olan bütün şartları sana sağlaması demek, evet her şeyi yine bir şekilde Allah’ın yapması demektir. Çünkü her şeyi her an o yaratıyor. (dolaylı) lakin bu hakikat: mesela zamları direk O’ nun yapması anlamına gelmez. ya da yolsuzlukları. ya da kötülükleri. Kader Allah’ ın külli ve kuşatıcı ilmidir. Ölçüsüdür. Bu ölçünün içine; evrende ve varlıkta her şeyin neden böyle olduğu, göğün, yıldızların, yağmurun, denizin, ağacın, köpeğin, insanın, vs… neden böyle olduğu, yani her şeyin niye başka biçimlerde olmadığı ve doğadaki bütün fizik ve kimya yasaları, bizim ömrümüz, cinsiyetimiz, ırkımız, annemiz, babamız, kardeşimiz, eşimiz… işte bütün bunlar kaderdir ve Tanrının tayin ettiği ölçülerdir. Kader aynı zamanda da Tanrının sonsuz, külli ve aşkın bilgisi ve bilmesidir. Tanrı bize ise müthiş bir armağan ve marjinal bir imtiyaz vermiş, irade. Yani bu durumda sen bütün eylemlerini ve işlerini; Allah onu önceden öyle bilmiş olduğu için, yapmazsın. Sen kendi tercihinle kendin yaparsın bütün işlerini ama Allah bunu kendi külli ilmiyle sonsuzlukta bilmiştir, görmüştür. Hülasa eylem sana aittir. Evet biraz sofistike fakat hakikat budur. Biz yapar, ederiz ve o bilmiştir. Bizim iradi kararlarımız üzerinde Allah’ ın hiçbir etkisi yoktur. Aksi takdirde cennet, cehennem ve hesap günü absürd hale gelirdi. Uzaylılar var mı bilmiyorum ama kainatta irade verilmiş tek canlılarız ve bunun bir bedeli olmalıydı. Bu bedel ise, imtihan ve gelişimdir. (tekamül) Bunun bedelinin yani imtihan sonucumuzun ne olacağına her zaman biz karar verdik , veriyoruz. İrade ve akıl demek, yarı tanrı olmak demektir. öyle irade işte deyip geçilecek bir şey değildir bu . şu yeryüzünde insanın çapında başka bir varlık var mı? empirik düşünürsek. Ya da uzayda? uzayda olmasının da çok düşük bir ihtimal olduğunu astronomlar dillendirmeye başladılar. olsa bile Kuran ‘ da bir çok alemden bahsedilir ve Dünya da bir alemdir. Velhasıl irade ve akıl müthiş sujelerdir.
Allah bize vicdan ve utanma duygusu da yüklemiş, şehvet ve ihtiras da yüklemiş. tercih bizim. Bence Kuran’ da da belirttiği gibi, yarattığı bütün mahluklardan üstün tuttuğu ve tutacağı bir varlığı, dünyaya etten kemikten bir melek gibi salt iyilik üzerine ve iradesiz gönderseydi; asıl bence bu saçma olurdu. bütün varlıklardan üstünüz. özgür bir irademiz ve özgür bir aklımız var. İradenin bedeli de imtihan ve tekamüldür. İradesi olan varlıklar gelsinler dünyada türlü rezillikler yapsınlar ve hiçbir imtihan, cezaya tabi olmasınlar. neden imtihan var diye neden sorulur hiç anlamadım. özgür iraden var ve bu yüzden de yaptıklarından sorumlusun. Yarı tanrısın ve bedeli de bu. Bu kadar basit. Allah hem irade ve akıl verip hem de sorumlu tutup imtihan/ödül/ceza sistemi koymasaydı bu sefer de bu nasıl adalet böyle iş mi olur derlerdi. Hoppala paşam malkara keşan. İrade varsa, diyalektik olarak sorumluluk kaçınılmaz olur. Allah bizi niçin yarattı? Yaratmak için yarattı. Kendisinden sonraki en büyük iradeyi ve en büyük aklı bize verdi. “Niçin imtihan var?” sorusu aslında; bizi niçin yarattı sorusudur. ya da bizi niye böyle üstün bir akıl ve iradeyle yarattı sorusudur. çünkü üstün irade ve üstün akıl sahibi bir varlık yaratılmışsa imtihan/ödül/ceza kaçınılmaz olur. yani neden imtihan var? Bizi yarattığı için.
Önce şiddet vardı. Sevgi daha sonra keşfedildi. İnsanoğlu medenileştikçe ulvi duyguları keşfetti. Şu yeryüzünde nice sevgiler zaman içinde eriyip heba oldu ama nefretler bu durumdan pek nasibini almadı. Nefret de bir şiddet türüdür. ve daha kalıcıdır. Hülasa, insanlığın 300 bin yıllık fotoğrafına çok da romantik bakmamak lazım. evet tabiki sevgi çok önemli, çok gerekli, çok güzel. sevgi ; eğer biz doğal ve gerçek paradigmaya geri dönersek, işte o zaman Batı gibi yoldan çıkıp delirmeyelim diye lazım bize sevgi. Tekamülde ilerleyip Ahsen- i Takvim olalım, -insan- olalım diye . Kurtuluşa ve huzura erelim diye. Kamil olalım diye. ama işte en önce şiddet vardı.
İçinde Kalmasın