Bir ifadeyi lirize etmek sizi lirik şair yapmaz. Çünkü aslında lirize edilecek bir şey yoktur. Dramatizasyon yaratmak ve duygusalca lirize etmek, yapay bir temsil olur bu. Lirik şiir, Duygusal şiir değil, duygulu şiirdir. sahici bir coşkunluktur , yapay bir gerçeklik değildir. Gerçek bir lirik şair kendinde, doğada, varlıkta ve gündelik hayatta zaten var olan ve fakat kalınca bir perdenin ardında devinen bu lirizmi görüp ya da hissederek alıp biraz işleyen ve bunu şiirsel bir temsil haline getiren kişidir. Bu yüzden lirik şiir yoktur. Lirik şair vardır. kendini çok iyi dinleyip okur. Kendini , ne mal olduğunu bilir ve tanır. Kendini bilir. zaten o minyatür bir evrendir. Lirizm doğuştan gelen bir hissiyat ve hassasiyet durumunun, poetik düzlemde meyve vermiş adıdır. Romantizm bir şiir akımıdır herkes bu damardan yazabilir. Lirizm ise bir akım değil türdür. Tehlikeli bir sınırın şiiridir. Bir adım ötesi ajitasyona hatta arabeske gider. Uçların, marjinal derinliklerin, özeleştirinin, samimiyetin, özbenliğin, romantizmin, ruhçuluğun, mistizmin, sezgiselliğin, duygusökümcülüğün, bilinçakışının, transandantal duyuşun şiiridir.
Karmaşık ve derin – grift ve sofistike konuları ,kavramları, durumları ve olguları sırtlayarak, çelişkinin, sorunun, sıkıntının, sorunsalın, arayışın ve sormanın yegane şiiridir. Varoluşsal yalnızlığın, işlevsel melankolinin içten, dokunaklı ve coşkun şiiridir. Müdehaleci ve sorgulayıcı ve hatta muhaliftir. Salt bir fantezi ve öznel bir his/ duygu şiiri değildir. Bütün dünyanın, toplumun, insanın, bireyin ve hayatın o anki durumunu iliklerine kadar özümser ve onu şiire çevirir. Çok sesli ve müzikli, deruni şiirdir. (Günümüzde pek kalmayan)
Lirik şiir budur . Yeryüzünde yazılan ilk şiirin türüdür. Ve en büyük, en zor şiirdir. Saf duyuşun soylu şiiridir. Duyuşun şiiridir, görüşten ziyade. Lirik şairler genelde çok uzun yaşamazlar ama şiirleri hiç ölmez. Gerçekten lirik bir şiir, Kağıda düştüğünde ölümsüzdür. Lirik şiir saf ve antik, otantik , klasik şiirdir. yazıldığı anda hem otantik hem klasiktir. klasikse o halde her zaman moderndir. bu yüzden her zaman ayrı bir yerdedir. bu yüzden de aynı zamanda modern olanın da dışındadır.
günümüzde yazılan lirik bir şiir ise muhtevası ve sesi münasebetiyle, -yeni – bir lirik şiirdir. günümüzde modern ya da post modern adına ne yazık ki duyarlıksız, derinliksiz, vizyonsuz bir şiir oluşuyor beri yandan. çünkü hayatın kendisi derinliksiz ve duyarsız bir hale büründü. Lirik şiir ise artık bunun dışında protest ve muhalif bir kanada dönüştü . ya da tan tersi Antikalaştı. bu kertede bana göre modern olandan daha modern oldu . yozlaşan her şeyin içinde lirik duruş, lirik duygu, lirik görüş yani lirik şiir , biricik nefesimiz şiire oksijen sağlayan tek kaynak olacaktır. bence böyle bir zamanda lirik şiir yazabilmek gerçek avangart duruştur. her şeyin bozulduğu, sulandığı, gevşediği bir çağda
en zor şiir alanıdır . ses, derinlik, çok okumalı biçim ve imgelem. hatta vezin . ölçü. disiplin. ahenk. estetik. müzik. coşkunluk, içtenlik. doğanın saf ve yüksek ruhu. ilham çığlarıyla dolu kutsal dağımız.
ne yazarsa yazsın her şair önce kendi içinde lirik olmalıdır .
Ben cevabı az çok biliyorum ama sormak istedim. Ülkemizde yaşayan şairler arasında romantik şair var mı? Hem yaşayış hem duruş olarak, hem de şiirindeki biçemden form ve biçime kadar, modernizme tepkiselliği, çocuksu coşumculuğu, doğaciligi, transandantal oluşu ve her neyse romantizmin bütün unsurlarını taşıyan şair ya da şairler var mı? Bu arada idealist olmayan yeraltıyı ve işlevsiz melankoliyi romantizmle karıştırmayalım. Romantizm , mistikliği ve kırıklığı da yanında taşır, Lirikliği de. Dünyanın vaziyetini ve gidişatı beğenmez. Gündelik yaşam ile uzlaşmaz. Eterli göklerde uçar , cehennemde dolaşır. Güncelle pek işi yoktur. Gündelik yaşamla şiiri birleşmez. Çünkü gündelik yaşamaz. Ne içindedir zamanın ne de dışında. Tutkulu ve bir o kadar da pesimisttir. Hissettiğini ve duyduğunu yazar. Şiiri sözcüklerle yazmaz. Şiirle yazar. 20 cm lik dizeleri yoktur. Bir kelimelik dizeleri de. Büyülü gerçekçilik ve sembolizm ile harmanlanmış duygulu, çarpıcı , müzikli, tutkulu ve gerilimli bir dille yazar. Okunduğunda iki dize okuyup bırakamazsın. Bir ruh haline sokar, bir yerden tutar insanı hatta götürür. Çünkü Görkemli ya da alımlı bir şiirdir. Yani olması gerektiği gibi. Süslü demiyorum. Kendi doğal hali öyledir. Çarpıcıdır. Şiiir okuru yapay ve özenti olanı hemen yakalar çünkü.
Post most değil. – romantik- , / romantizm/
baya bildiğin saf romantizm. Blake, Rilke gibi, Novalis gibi, Nerval, Hugo , Baudelaire , Mallarme gibi.
Wordsworth gibi,. J.Keats gibi. Haşim gibi, Abdülhakhamid gibi, Yahya Kemal gibi, Tarancı gibi, Dranas gibi, hatta Attila İlhan gibi.
Dünya her alanda bir kırılma yaşıyor. Yeni bir modernizm paradigması oluşuyor. Böyle bir şey en son Avrupa’da Sanayi Devrimi ile yaşanmıştı. Bu demek oluyor ki dünyaya yeni romantik şairler gerek .
K. Çağlar Aksu
İçinde Kalmasın