Yeni soğuk savaş başladı. Para nasılsa, dünya da öyledir. 10 yıl önceki tezimdi. kendi sitemde duruyor. küresel bir soğuk savaş yani dünya savaşına döner mi o kadar müneccim değilim ama küresel ticaret sebebiyle artık abd bile çin’e bağımlı. bütün ülkeler birbirine bağımlı. mevcut finansal kapital sistem çöktüğü için daha doğrusu neo liberal kapitalizm de çöktüğü için yeni bir küresel paylaşıma gidiliyor. bu paylaşım 1.ve2. dünya savaşındaki gibi sımsıcak olur mu bilmem. ha bana sorarsan öyle olmaz. vekalet savaşları ve bölgesel el koymalar olur. süper güçler birbirine rest çeker blof yapar. ayn 1991 e kadarkiı sscb ve abd dönemi soğuk savaş gibi. buna ehven-i şer denir. sımsıcak savaştan iyidir. üretim araçları yöntemleri bile değişiyor. eski sistemlerin hepsi çöküyor. yapay zeka , otomasyon , siber devrim, digitalizm, vs… paranın şekli bile değişiyor. lafın tamamı aptala anlatılır. velhasıl dünya yeni bir devire yeni bir çağa giriyor.

Tarihi bir dönemeç bu. 1.Tarım Devrimi – 2.Sanayi Devrimi ve 3-Digital Devrim. Sanayi devrimi iki adet dünya savaşı doğurmuştu. Digital devrim ise neler doğurur göreceğiz. az çok kestirebiliyorum sonra yazarım. hatta bazı şeyler yazdım yazıyorum. ama şu bir gerçek ki 80 yıldır dünyada bir dünya savaşı olmadı. ve bu hiçbir ama hiçbir şeye benzemez. o iki dünya savaşı arasunda bile sadece 20 yıl falan vardı. 80 yıldır dünya savaşı olmamıştı. bu azımsanacak bir başarı değildi. dediğim gibi bir dünya savaşı hele ki şu teknolojilerle ve nükleer kapasitlerle bir dünya savaşı feci olur ve hiçbir şeye benzemez. 1. ya 2. gibi olmaz. 80 yıllık bu savaşsız dönem, serbest ticaret , finansın, paranın, malların ve kaynakların bi şekilde dolaşımı sayesinde olmuştu. ama kapitalizm nihayetinde bir monopol oyununa ve kartelleşme dönemine evrildi. Sistem 80 yıl sonra tıkandı. sistem kendini yenilerken yeni pazarlar oluşturmazsa yeni bir dünya savaşına uyanırız. çünkü o zaman yeni paylaşım olamaz ve bu yeni soğuk savaş yani bir dünya savaşına evrilir. dünyaya yeni bir enerji ,maden , ham madde ve pazar arzı lazım. yoksa yandı gülüm keten helva. var olan enerji arzı , finans arzı, para arzı artık dümyaya yetmiyor. küresel ekonomiye yeni pazarlar lazım. bugün abd de bir pazar , çin de bir pazar. dünyada pazar haline gelmeyen ülke kalmadı. ideolojik bahanelerle üretime katılmayıp yatmak yok artık.

nüfus 9 milyara yaklaşıyor. petrol demek sadece enerji değil. petrolden günlük hayatta ve sanayi de kullandığımız yüzlerce ürün üretiliyor. dünyanın başındaki süper güçler yeniden acıktı. onlara mama lazım. çin’e tayvan ve başkaları. abd ye venezüella ve başkaları. acı ama gerçek bu. yoksa nane. dünyada küresel ekonomik sisteme , pazara, üretime katılmayıp : yemem de yedirmem de, diyen ülke kalmayacak.. taviz vermeyen ülke kalmayacak. yatmak yok artık yani bütün dünya halkları harıl harıl çalışırken. aklını kullan pazara entegre ol ve güney kore, vietnam, şili, japonya ve almanya gibi bile zenginleşebilirsin. dünyaya bir hayrın olsun yani. yapacak bir şey yok anlattım. dünyada ideolojiler çağı sona erdi. kapitalizm bile çöktü. yeni bir sistem geliyor. ya da dünya savaşı. kapitalizm 80 yıldır 200 yıldır en azından her şeye rağmen bir orta sınıf yaratmayı başarmıştı dünyada. Ama komünizm bunu yapamadı. Fakirlik, oligarşi ve diktatör üretti. Nitelikli Orta Sınıf yarattı diye Normal Kapitalizmden bahsediyorum. Yoksa 2008 den beri şu son 18 yıldır serbest piyasa, fırsat ve rekabet eşitliği, kaynak paylaşımı diye bir şey yok. zaten küresel sistem bu yüzden tıkandı. bi taraf radikal islam kafası. daha doğrusu radikal din kafası. öyle bir din varsa tabi. afganistan, iran, s.Arabistan, ortadoğu. yazık o ülkelerdeki insanlara. başlarındakiler, milleti o miadı dolmuş ideolojilerle uyutup hamasetle kandırıp ilgili parsayı toplayıp durdular yıllarca. Falan filan yerlerden altınları, gizli hesaplarda yüklü akıl almaz yekünlerde paraları çıktı hep sonradan. halkları ise rezil oldu. entegre olamadı. gelişemedi. bi taraf da radikal marksist bağnaz kafası. venezüela, kolombiya, k.kore, vs. hiçbir gelişimi kabul etmiyorlar. bu dünya sizi daha ne kadar taşıyacak.

yıl olmuş 2026. aklını kullan ambargo yeme kardeşim. aklın beynin yok mu? İçerdeki halkını katma değerli üretime, belli bir refaha, demokrasiye, işleyen gerçek hukuk ve adalete ve sosyolojik, kültürel, teknolojik gelişmişliğe ve milli bir beraberlik ve bütünlüğe ulaştır. senin ülkene kim müdahale edebilir? bu o kadar zor değil. bunu başarmış ülkeler uzaylılar tarafından mı yönetildi? o milletler uzaylı mı ? insan evladı değil mi onlar çabalamadı mı, arı gibi çalışmadılar mı kafa patlatmadılar mı? serbest düşünceye, bilime , sanata , eğitime, hukuka, akla ve felsefeye önem vermeden mi yaptılar başardılar?

onlar o başaran ülkeler ve milletler, sömürgecilik sayesinde çok gelişti diye o saçma masalı ve o ucuz klişeyi, o tembellik bahanesini kabul etmiyorum ben çok uzun zamandır. Japonya mesela kendi tarihinde gerçek bir sömürgecilik yaptı mı? g.kore? Çin? yaptılar mı sömürgecilik? japonya mesela niye ambargolar yemedi? Nasıl dünya devi oldu? tepesine iki atom bombası yedi dümdüz olmuştu. Niye onun başkanı hiç esir alınmadı? o ülkede niye darbeler olmadı? sefalet, rezillik. İnsan hayatının ucuzluğu. iç savaş? diktatör? bugün güney kore’ye bak bir de komşusu kuzey koreye bak.

elimizdeki mal bu. -insan- ve onun kurduğu kötünün içindeki en iyi sistem. kötülerin en iyisi. demokrasi. ve modern hukuk, bilim, üretim ve serbest ticaret. Neoliberal kapitalizmden kartelcilikten bahsetmiyorum. 2008 de çöken eski nominal kapitalizmden bahsediyorum. yani orada akan bir nehir var iyi kötü. sen diyorsun ki ben ona katılmayacağım. kendi cılız suyumda akacağım. ve kuruyacağım. yeter yani….

Bir zenginliğin, petrolün, madenin falan varsa bunu dünya ile paylaşacaksın. üstünde oturup yatmayacaksın artık. üreteceksin. bilmiyorsan öğreneceksin. dünya ile paylaşmaktan kastım tabi burada sömürülmek değil. güçlü olacaksın. çalışacaksın sen de kendin üretip satıp paylaşacaksın. kendin bilmiyorsan zamanla o teknolojiyi ve o ilimi bilimi transfer edeceksin. Böylece bütün dünyadaki türlü zenginlikler pazara ve dolaşıma girip daha da bollaşıp daha ucuzlayacak. Üretmeyeyim her şey önüme hazır gelsin işte onlar üretiyorlar zaten dersen bir gün mutlaka batarsın ve gerçek bir sömürge olursun. tabi bu noktada üretilen zenginliklerin pazara sunulması dünyaya sunulması derken serbest bir pazardan bahsediyorum. tekelci olmayan bir pazardan. yoksa o serbest pazar dünyada 2008 den itibaren yok oldu. yerine küresel kartel çok uluslu dev şirket birliktelikleri geldi. Velhasıl-ı kelam; sen de bir şekilde öğrenip bir şekilde sen de onu üretmezsen, sen de o işi başarmazsan, işte o öğrenmiş ve başarmış ülkeler o alanlarda tek olarak kalır ve de facto olarak kartelleşirler. ve üretemeyenler sömürge olarak kalır. en fazla, az gelişmiş 3. dünya ülkesi olarak kalır. en fazlası bile o kadar yani. öğreneceksin , üreteceksin , bir şeyler yapmak zorundasın. hammadde değil ama. dünyaya sen de bir şeyler katacaksın. katma değerli ya da sömürülmene engel olacak alanlarda. dünyadaki devletlerin ekserisi üretimde ve katma değerde eşitliğe yakın bir noktaya gelirse işte o zaman dünyada de facto olarak savaş çıkması ve kan dökülmesi zorlaşır. her ülke kendine göre belli ve farklı alanlarda (stratejik olmalı) üretip güçlenirse ya da benzer alanlarda da olabilir; işte o zaman güçler eşit ve eşite yakın olur. büyük balıklar küçük balıkları yiyorsa, balıkların genel ekserisi büyük olursa kimse birbirini yiyemez azizim. yani bir yerde bir savaş çıksa bile bu azami ölçüde zorlaşacaktır. çünkü o zaman her ülkenin her ülkeye önemli stratejik alanlarda ihtiyacı olacaktır. savunma sanayi teknolojileri de buna dahil. üçüncü dünya ülkeleri ya da gelişmekte olan ülkeler; ben 45 yaşındayım hala gelişemedi bunlar. tuhaf değil mi? Meksika, Arjantin, Brezilya, Romanya, Şili, Mısır, Azerbaycan, Türkiye, Gürcistan, Ukrayna, vs… işte şimdiye kadar bu sınıflardaki bütün o onlarca ülke de gelişmiş ülkeler seviyesinde olsaydı, dünyada kabadayı ülke ya da ben büyük balık olacağım ben büyük balığım diyebilecek ülke ya da ülkeler pek var olamazdı diye düşünmüşümdür her zaman.

sonuca bakılır her şeyde. hatice’ye değil neticeye bakılır. yenilmişsin işte olmamış. demek ki olamayacak bir şeymiş. bu dünyada çok güçlü krallıklar bile devrildi ya. demokrasi diye bir şey geldi. nasıl oldu? demek ki o şey olabilecek bir şeymiş ve olmuş. tutmuş yani. tabi bizim kelime anlamıyla bildiğimiz o demokrasi uygulaması ve ideali günümüzde yeryüzünden silinmeye başladı. ekonomik sistem çöktüğü için demokrasi de çöküyor dünyada. dedim ya; para nasılsa dünya da öyledir. bugün avrupa’da mesela ingiltere’de bile lgbt hakkında ya da göçmenler hakkında muhalif bir şey yaz çiz söyle ya da bir eylemde bulun, içerdesin. Yani mesela. ya da bir öğretim görevlisi ya da üst düzey bürokrat olarak israil’e karşı eylem yap.

3 tane ülke kalmışsın sadece. o da sefalet içinde. çin bile bıraktı entegre oldu ve böylece süper güç oldu yoksa hala sürünüyordu. Mao döneminde en az 30 milyon insan birbirini doğradı. açlık sefalet. adam komşusunu kazanda kaynatıp yedi. SSCB ye girmioyorum gerek yok. komünizmden elbette alınacak fiklirler var. emeği korumak, gelir adaletsizliğini önlemek ve karetelleşmeyi önlemek için. en az eşitsizliği sağlamak. şirketlerin devleşip devletleri yönetmesini , dünyayı yönetmesini ve kartel olmasını engellemek. sınırsız mal edinmeyi engellemek. yani oradan alınacak şeyler var. ama tamamen tümel olarak komünizm tabiatın ve insan doğasına uymadı. o yüzden de tutmadı. ortada -insan- diye bir şey var. realite var. reel politik var. yani acı olsa da gerçekler var. idealizm, romantizm çağı çoktan sonra erdi. evet bunu romantik ve idealist şair olarak ben söylüyorum bunu. artık realizm dönemi başladı. idealizm ve romantizm denen şeyler; iyi niyetli bir insan evladının herkesi ve dünya gerçeklerini de kendisi gibi sanmasından kaynaklanan illüzyonlardır. maalesef. insan işte…sadece insan… matrixteki ajan smith’in o sahnede dediği gibi. ütopyalar ütopyadır. iyi niyettir. hepsi bu. gücü eline alan kimse bu kez de güçlü bir dansöze döndü baboli; bu dünyada bu güneşin altından kim gellip geçtiyse. ve zaten beş parmağın beşi bir değil. birileri her zaman daha zekidir. birileri her zaman daha eşittir. acı ama bu böyle dostum.

Marks’ın Hegel diyalektğii ile kesin bilgiye ulaşılamaz. Analitik değildir. Platona dayanır. Kendi içinde bazı idealar üretir. Marksizm, bu yüzden marjinal yani abuk bir idealizime kayar. realizmden çıkar. Gerçekçi değildir. Naturalist değildir. Doğallıkçı olamaz. İnsam faktörünün dışına çıkmıştır. İnsan denen canlının huyunu suyunu es geçmiştir . Çünkü fazla idealizedir. Metafiziktir. Soyuttur mistiktir. Çok fazla iyimserdir . Realitede ve praksiste karşılığı yoktur. Insan doğasında karşılığı yoktur . Gücü eşit olarak asla paylaştıramazsın ancak insanı robotlaştırırsan bu mümkün olabilir hani çiple falan . Sadece en az eşitsizlik ve adil gelir dağılımı sağlayabilirsin . Herkesin bu dünyaya ve insanlığa kattığı şeye göre . Ve ayrıca insan gelmiş Şu Dünyaya 3 günlük dünya bir tane hayatı var bazı şeylere de sahip olsun yani bu benim falan desin yani o kadar çalışıyor eşek gibi ter döküyor insanlar . Yani marksizm Pratiğe dökülemez . Ideal sonuç asla alınamaz. kendi içinde rasyonel olabilir ama bu yüzden işlevsizdir. Insan tarihin öznesidir, değişir değiştirir , der herakleitos. dogmalardan kurtulmalıyız. Insan değişir Çağ değişir Her şey değişir Hatta ahlak bile değişir zamanla. Bir şeytan yaratıp mağdur rolüne bürünüp oturursun ve seni sömürüp durur başında sana kurtarıcı olup geçip duranlar. Ve her şeyin ölçüsü insandır demiş Protagoras . Harika söylemiş.

Ve son olarak şunu da ekleyeyim insanoğlu hala kesin bilgiye ulaşamadı. Bu sancı daha uzun süre devam edecek. Insanoğlu bu 5 milyar yıllık gezegende 15 milyar yıllık evrende daha dünkü bok çünkü. İnsanoğlu daha serbestçe düşünmeye bile başlayalı 200 yıl oldu. Hadi 300 olsun tribünleri kızdırmayalım. Ekonomi politik diye bir şey var. Reel politik diye bir şey var. Gerçekler var. İnsan diye bir yaratık var. Ama tabii bırakın yapsınlar bırakın geçsinler döneminden sonra her şeye rağmen içinde bir masumiyet taşıyan kapitalizm ; bugün geldiğimiz noktada işte zaten İnsan denen yaratığın hiçbir sistem tanımadığını gösteriyor. kartelleşme ve gelir dağılımındaki adaletsizlik. Vurgunculuk siyasi iltimaslar. Dünyadaki gelirin büyük şirketlerde toplanması. Borçlandırma ve köleleştirmeye dönüştü kapitalizm. Çünkü insan Azizim insan. Sen en mükemmel sistemi koy ne olacak ki? Doğa, insan ve her şey bir materyale bir hammaddeye bir üretim tüketim aracına bir kar kalemine dönüştü. Bilim ve sanat da buna dahil. Ve şimdiye kadar Marksist dogmadan sıyrılıp revizyon yapan eski komünist ülkelerin hepsi paçayı bir şekilde sıyırdı, bunu yapmayanların hali ortada zaten. Bir şey daha ekleyeyim bak insanın ne mal olduğunu söyleyeceğim tekrar. Kapitalizm diye, artı değerim çok diye, sermayem çok birikti diye, sınırsızca tüketme hakkına da sahip oldu insan bunu kendine hak bildi. 300 tane daire Aldı. 500 tane saat aldı. mesela hani değil mi? öbür emekçi de bir evi almadan öldü. Bu örneği çoğalt en küçük zenginden en büyük zengine kadar. Öbürü de o kadar büyüdü ki kalktı bir devlete el koydu. Hatta bir araya gelip dünyaya el koydular dev şirketler. Bankalarla birlikte herkesi borçlandırarak. Insanlar yapıyor sistemin günahı değil yani. Ha şu da var ben kimseyi savunmuyorum ama Amerika emperyalizm yaptıysa, Sovyetler de emperyalizmin alasını yapmıştı . Yaşım yetiyor biliyorum . adı komünizm sosyalizm diye kimse bir şey diyemedi öyle mi Bu mu yani? 😅🤗 O da sömürünün adaletsizliğin emperyalizmin başka bir türeviydi. O ülke buraya girmiş şu ülke şuraya girmiş, şuraya şöyle müdahale olmuş, buraya böyle müdahale olmuş. Yahu ilk defa mı oluyor böyle şeyler ya Hangi ilk defa hangi ilk defa? Dünya niye bu kadar şaşırdı onu anlamıyorum. 🤗😅

Bu yüzden Azizim sistemler önemlidir fakat insanlar daha önemlidir. İnsan adam olmuyorsa bütün sistemler çöptür.

K. Çağlar Aksu


İ N İ S İ Y A S Y O N sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Posted in ,

İçinde Kalmasın

İ N İ S İ Y A S Y O N sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

İ N İ S İ Y A S Y O N sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin