Yapay zeka yokluktan çıkmadı.  Topladığı verileri önünde hazır buldu. Hazırdı, yapay zeka geldi sofrayı topladı bilgiyi topladı bilgi bile hazırdı önündeydi. Yapay zeka internetin icadından beri yaklaşık 30 yıldır insanların üretip internete yüklediği bilgiler sayesinde var oldu hepimizin internete yüklediği bilgiler sayesinde var oldu . Hazır bilgiye kondu . Bu sebeple bugüne kadar üretilen yapay zekaların bugün ve bütün gelecekte dünya insanlarına ücretsiz olarak sunulması gerekiyor .

Yapay zeka oluşurken hazır bilgiyi kullandı büyük bir bilgi yığınını kullandı . Peki Evren oluşurken hangi bilgi vardı?  Elinde bilgi mi vardı? Big Bang ya da enflasyon diyoruz mesela. Oluşmadan önce hangi bilgi hazırdı? Evren oluşmadan Evren var olmadan önce hangi bilgi vardı da Evren oluştu, varlığa geldi, bir mahiyet ve kudret kazandı, sistemler ve bir düzen üretti. Canlılığı , canlıları ve aklı/bilinci üretti? Oksijeni üretti, hidrojeni, karbonu, suyu ve o sudan da canlıları üretti. Oksijeni üretti yani canlıların oluşacağı şeyleri de üretti. İçinden termodinamik yasaları çıkarılabilen, matematiği yapılabilen bir varlık oluştu. Peki bunların oluşmasını sağlayacak , böyle bir süreci başlatıp milyarlarca yıl aynı şekilde sürdürecek olan bilgi nereden geldi? Bu kozmik bilginin kaynağı nedir?

Tanrı kavramında tabii ki anlayamadığımız yerler var Tanrı doğmamıştır doğrulmamıştır Bu nasıl mümkün olabilir bunu kimin aklı alıyor bu bir kusursuzluk sonsuzluk sonsuz güç sonsuz akıl sonsuz bilgi durumudur. bunları kimin aklı alıyor ? Tanrı nasıl her şeyi yaratıyor, düzenliyor, kontrol ediyor?.. Nasıl bir yapı nasıl bir özne nasıl bir güç nasıl bir şey bu? Kur’an’da bile ayet var Allah kendisi diyor ki siz ne düşünürseniz düşünün ben hepsinden farklıyım. Peki kafamıza bile sığmayan bu düşünce nereden geldi? İnsan kendisinin bile kavrayamayacağı bir düşünceyi nasıl yarattı? Sonsuzluk, değişmezlik, bozulmazlık, muhteşemlik, kusursuzluk, estetik, etik, vicdan, bilinç. Bunlar yok  doğada. Hayırdır?


Deniyor ki evrenin kendi kendine var olabilme ihtimali mutlak sıfır değilmiş yani çok küçük de olsa bir ihtimal varmış. Bu da evrenin kendi kendine var olmasına yetiyormuş. Gereken sayıda deneme olursa tabii falan ve bu deneme sürekli olarak devam edecek süreklilik olacak yani sonra düzen olacak kendi içinde falan yani ihtimalin çok küçük olması o ihtimalin gerçekleşeceği garantisini nereden veriyor ? İhtimal küçüldükçe onun gerçekleşme ihtimali azalmıyor mu ? bunlar öyle konuşuyor ki sanki ihtimal küçüldükçe olabilme ihtimali artıyor ihtimali artıyor ya ne kadar küçükse o kadar olmuştur olur yani o şey. 10 üzeri 39’da bir ihtimal varmış, ihtimal tam sıfır değilmiş , o yüzden olması gerekiyormuş olmalıymış yani evren, komik valla ne diyeyim.


Yapay zekayı bilinçli bir akıl yarattı. Daha üstün bir akıl yarattı onu yani biz yarattık. Peki üstelik bilinçli bir aklı olan bizi kim yarattı? Demek ki bizi de bizden üstün bir akıl yarattı. Demek ki bir aklı ya da zekayı; ancak başka ve ondan çok daha üstün bir akıl ortaya çıkartabiliyor.


Evren hangi bilgiler ile var oldu? Soruyorum arkadaşım Evren bak çok basit Evren hangi bilgiyle var oldu ? Evren var olmadan önce bir bilgi vardı demek ki . Aynı yapay zeka var olmadan önce önünde bilgiyi hazır bulması gibi. Ha dersin ki bilgi her zaman ezelden beri vardı her zaman vardı bilgi . O zaman onu bana açıklarsın kanıtlarsın, kanıtlayamıyorsan susarsın. Aşkın ve akıl almaz tanrı kavramıyla uğraşmaz ve onu yok etmeye çalışmazsın yani kavramsal olarak . ve susarsın ateizm propagandası yapmazsın yani haddini bilir çözemediysen susar oturursun. Bilimle uğraştığınızı bilimsel düşündüğünüzü öne atıyorsunuz fakat tanrıyla uğraşıyorsunuz.  Bilimin bakın akademik bilginin bilimsel metodun, bilimsel uğraşının tanrıyla işi olmaz tanrının varlığıyla tanrının yokluğuyla ilgilenmez .Deneyini gözlemini yani bilimini yapar bu kadar. Somut verilerle uğraşır bilim.


Yaratıcı bilgi kozmik bilgi konusuna geri dönersek ; Ezelden beri eğer ezelden beri bilgi vardı dersen o zaman da o zaten tanrıdır. ona zaten Tanrı demek zorunda kalırız. Yaratıcı Kozmik Bilgi’nin kendisi tanrı yerine geçmiş olur. Yani hiç yaratılmamış bir bilgi ezelden beri hep var olmuş ,varola gelmiş. O zaman yine tanrı kavramına gelmiyor muyuz ? Gökyüzünde oturan dededen bahsetmiyorum . Peki bilgiyi ontolojik olarak ele alırsak evrende var olan bu bilgi kendi kendine nasıl var olmuş olabilir , hem de ezelden beri ? O zaman materyalist açıdan düşünürsek; evren, madde sandığımız aldatmacadan ya da serap tan ibaret olmaz, her şey bilgiden oluşmuş olur. Maddenin kendisi de aslında bir bilgidir bir bilgi formudur, bir veridir yani bir data dır . Bilginin bir yorumu ve görünür bir halidir . Peki bir üreticisi olmayan herhangi bir bilgi olabilir mi ? Bak iki ihtimal var değil mi bak ikisini de çürüttüm: Birinde ya Evren sonradan var olduysa hangi bilgiyle var oldu?  Evren var olmadan önce bilgi olması lazım yok eğer Evren ezelden geliyorsa sonsuzluktan geliyorsa o zaten Tanrı olmuş olur. hep madde ve olasılık. Bilgi. Blgi nereden geliyor?
Elektron, proton, yok kuantal alan, higs bozonu, yok frekanslar yok genel görelilik yok plank sabiti böyle havalı havalı peki bilgi nerede bilgi. bilgi nereden geliyor nasıl var oldu? Hangi bilgiyle başladı her şey ve o bilgi nereden geldi ya da gelmiş? Bence evren madde dediğimiz şaibeli şeyden oluşmuyor madde başka bir şeyden oluşuyor ve bence bu bilgi evren ve varlık bilgiden oluşuyor. Kuantum fiziğindeki çalışmalarla maddenin göreceli olduğunu ispatlar noktaya geldi özellikle çift yarık deneyleriyle. Atom altı fizik kanunlarıyla Newton ve Einstein yasaları yani atom altı fizikle atom üstü fizik yasalarının birbirleriyle çeliştiği ortaya çıktı. Bilim dünyası artık her şeyin teorisini aramaya başladılar ve bir çıkmaza düştüler. Kuantum mekaniği yeni bir belirsizlik ortaya çıkardı. Maddenin temelinin atomun ve onun altındaki alemin belirsizliğe dayandığı ortaya çıktı. Halbuki makro evrendeki fizik yasaları o kadar da belirsiz görünmüyordu.


Evrene var olmayı, varlığını sürdürmeyi , sonra bizi yaratmayı , canlıları yaratmayı, bak bu çok önemli ; “aklı “ ,”bilinci” yaratmayı, kim öğretmiş ? Hangi bilgiyle yapmış bu acayip işi? Bak bir de şu var 13,5 milyar yılı çok uzun bir süre zannediyorlar kendi beyinlerinde kendi algılarında.
Her şey daha dün var oldu, biz ise daha da dün var olduk . Bu Evren çok genç bir Evren ben bunu yazmıştım zaten.


Evrende 10 trilyon yıl ömür biçilen kırmızı yıldızlar var bunlar küçük çok büyük değiller çok fazla enerjileri yok ama 10 trilyon yıl ömürleri var. Bunlar da Yıldız kategorisinde helyum hidrojen döngüsündeler.
Evren çok uzun ömürlü bir yapı olarak görünüyor. 10 trilyon yıl ne demek ben bunu öğrendiğim zaman beynim yanmıştı. Evrendeki kullanılabilir yani kinetik enerjinin ise tükenmesi için yine trilyonlarca yıl gerekiyor. Evet çok çok uzun bir zaman sonra evrendeki kullanılabilir enerji kullanılamayan enerji konumuna geçecek. Ve bu pasif enerjinin, çok çok uzun bir zaman sonra tekrar kullanılabilir hale geçmeyeceğini de kim öne sürebilir? Evrende çünkü evrendeki bilgi ve devamında oluşan, eklenen yeni bilgiler ile oluşan bu kümülatif bilginin tamamı, ne kadar zaman geçse de ve ne olursa olsun asla yok olmuyor. Evet enerji,  termodinamik yasası gereği tamamen yok olmuyor form ve durum değiştiriyor evrende. Aynı şekilde evrendeki bilgi de yok olmuıyor. Ben bu bilgiye kendimce Kozmo Ontolojik Yaratıcı bilgi diyorum. İnsanın evrendeki yeri ise ya çok değersiz ya da çok değerli. bunun ortası yok….
Değersizcilik ve değerlilik. Varlığa, evrene, anlama, manaya, değere , kendimize , başkalarına, başka şeylere, çevremize, kendi kimliğimize bakışımız işte bu iki durumdan birine inanmakla başlıyor ve ona göre şekilleniyor. Bizler düşünen akıl üreten bilinçli varlıklar olarak, bu akıl almaz kocaman evren içinde bir tozdan bile değerimiz yok mu ? bizler değerli miyiz değersiz miyiz? Nihilist mi olmalıyız yani?  Ya da materyalist mi olmalıyız ? Bu mudur? Hiçbir şeyin anlamı ve değeri yok mu? Varlıkta ve evrende her şey bilgiden oluşur kanısındayım nacizane. Bizler de birer bilgi formlarıyız. Bu evren ya da evren oluşmadan önce de var olan bilginin, kozmik yaratıcı bilginin üstün tezahürleriyiz. Ne bu gezegende ne de evrende hâlâ kendimiz gibi bilinçli ve akıl sahibi bir organizmaya rastlayamadık. Düşünen akıl üreten bilgi üreten diyalektik kuran hayaller kuran rüyalar gören rüya gören et yığınlarıyız. Beyin dediğin şey ise bir buçuk kiloluk vıcık vıcık bir şey. Bence bu durum fazlasıyla fantastik. Düşünen etiz. Bu tabir sanırım Aristo’ dan geliyordu. Yanlış hatırlamıyorsam.


Ben şuna inanıyorum insanın değeri yoksa evrenin de değeri yoktur o zaman çünkü insan bu evrenin içinde var olur . zaten bu evrenin ürünü
İnsan bedenden ve maddeden ibaret olsaydı kendisine yani bedenine zarar verecek şeyleri de arzulamazdı. Bunu yapamazdı o beden ve o beyin. arkadaş kendimize ne biçim zarar veren ne biçim şeyler istiyoruz arzuluyoruz onların peşine gidiyoruz al ben sigara içiyorum mesela en basit. Evrimsel süreçte varlık dediğimiz fenomen; kendisine zarar veren şeyi kendisini yıkan yok eden kendisini parçalayan şey isteyip dursaydı, var olan bilgi rastgele bu şekilde şekillenmiş olsaydı , Evren varlık sen ben ağaç dünya hiçbir şey oluşmadı oluşamazdı.


Demek ki madde genele yakın olarak hep kendine uygun kendine yararlı şeyler istemiş, üretmiş. Kendisini yok etmeyecek süreçler istemiş, başlatmış , sürdürmüş ve sürdürüyor. onları kendine çekmiş
Ya da onların peşine gitmiş madde ya da bilgi. Şimdi bana entropi diyecekler. Ben termodinamik yasaları gereği , bütün sistemlerin kapalı devre sistemlerin, zamanla bozulmaya ve aşınmaya uğramasından bahsetmiyorum o başka bir durum. Bu gerçek bir yıkım süreci değil. Entropi denilen şey gerçek bir yok edici durum değil öyle olsaydı hiçbir canlı var olamazdı hatta hiçbir şey var olamazdı. Evrende zaten hiçbir enerji ortaya çıkmış olan hiçbir enerji yok olmuyor hiçbir bilgi yok olmuyor sadece dönüşüyor evren kocaman bir geri dönüşüm makinesi. Entropi denen bu yasa; her yerde, her koşulda, aynı şekilde hüküm sürmüş olsaydı, bu gezegende canlılık başlayamadı. Dünyada böyle bir sistem, böyle bir doğa var olamazdı . Zaten dünyada birçok ciddi akademisyen bilimle uğraşan ve ayakları yere basan bir çok insan bu gezegende oluşan canlılığın, canlıların ve hatta ortaya çıkan bilincin ve aklın yani insanın oluşmasının bir anomali olduğunu yazıp çiziyorlar. Yani bilimsel olarak mümkün bir şey değildi ve bu burada olmamalıydık. Bizler hepimiz birer anomaliyiz ve sıradışıyız. Mücizeyiz. Radikal Entropi karşıtı akıl almaz varlıklarız.


Bak şu an materyalist oldum mesela. Düşünen insan bukalemundur.
Kötü alışkanlığa buna bağımlılık deyip geçiyorlar. Sigara bağımlılığı alkol bağımlılığı madde bağımlılığı bilmem ne falan.
Hormonlar bilmem ne. o hormonları kim tetikliyor arkadaşım yani evrimsel koşullarda beden kendisine zarar veren hormonu tetikler mi ? burada da bir anomali var. Beden zehir istiyor yani. Kendisini yok edecek şeyler istiyor . yani yukarıda bahsettiğim evrendeki bilgi , evrenin oluşturduğu bir bilgi yığını yani insan, kendisini yok eden şeyler istiyor. Bu evrenin doğasına ters bir durum oluşuma ters bir durum.
Arkadaş sudan çok alkol içen insanlar var. Beden kendini yok etmek istiyor. Bu bir anomalidir . varlığın doğasına terstir. Salt madde temelli bir varlığa terstir. Evrime terstir. Peki bu nasıl oluyor çünkü insan dediğimiz bilgi yığını;  evrenin içinde oluşan yeni bir bilgi ve yeni sürüm bir bilgi kümesi. Varlık içinde oluşan yeni bir varlık . Kendi müstakil aklı kendi müstakil iradesi var çünkü. Evrendeki bilginin aksine kendisini yok edecek şeyler de isteyebiliyor .onları alışkanlık haline getirebiliyor. Sonra isterse onlardan vazgeçedebiliyor. İnsan kendi içinde bulunduğu durumu değiştirebiliyor kendi bilgi durumunu değiştirebiliyor. Kendisini değiştirebiliyor .Ama evren bunu yapamıyor yani insanın dışındaki evren insandan geri kalan evren yani o sonsuzluk dediğimiz içinde galaksiler olan şey. hep aynı yasalar içinde hep aynı şekilde davranıyor. bu hatta kuantum fiziğinde de böyle kuantum fiziğinde de keşfedilen şeylere göre davranıyor protonlar elektronlar orada farklı davransalar da orada da bir düzen var belirsizliğin düzeni.

Yani sadece insan kendi kafasına göre takılabiliyor bütün bu varlık içinde. Ve bu da çok fantastik bir durum.


Yunus Emre’nin sözünü manipüle etmiştim yıllarca paylaşıp durdum sosyal medyada bak şöyle demiştim, Yunus Emre diyor ya: “Bir ben vardır bende, benden içeri .” ben de şöyle yapmıştım onu: “ bir ben vardır ben de, benden dışarı.” Bir şey var arkadaşım bilgiyi üreten düzenleyen sürdüren yaratan bir güç var. Bunu duyularımızla gözlemlerimizle, duyularımızla elimizdeki verilerle henüz somut olarak tam anlayamıyoruz çünkü elimizdeki bilim bunun için şu an belki yetersiz ama ileride bilim bunu net ispatlayacak. Ama evet bilimin böyle bir vazifesi yok o kendi işine bakar fakat bu Defacto olarak ortaya çıkacak . İster istemez ortaya çıkacak kendiliğinden ortaya çıkacak .biz bunu şimdi anlayamıyoruz ya da somut olarak ispatlayamıyoruz diye buna yok diyemeyiz. Carl Sagan ne demişti? “kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı değildir.” Üstelik şu anda bile elimizde kanıt olmaması diye bir durum da yok, bence o da ayrı konu. Bana sorarsan şu anda bile sayısız kanıt var. Dolma kalemden bahsetmiyorum.


Tavuklara yumurtanın üzerinde oturacağını ve  ne kadar süre oturacağını kim öğretmiş?  İçgüdü deyip kesip atmak ne güzel. Zaten günümüzde bilimin olayı artık bu abi . olguları paketleyip kılıflayıp isim takmak. Kestirip atmak. İnancın zirvesi bu. Bilimin de kendi içinde iman ettiği şeyler yok mu artık ? yani hakkında somut ve gerçek bir delil olmadan; Kara madde, karanlık enerji, takyonlar, paralel evrenler, sicimler, vs..

Bilim bugün a dediğine yarın b der. her zaman böyle olmuştur.
İçgüdü ne iş görüyor ? Neden var niye var niçin var böyle bir şey ? Bana olguların nasıl olduğundan nasıl göründüğünden nasıl meydana geldiğinden bahsetme. Bana olguların niye meydana geldiğinden niçin meydana geldiğinden bahset mesela neden varlık var neden bir şeyler var ortada ? Bana bunları adam gibi anlat bakalım . İçgüdüyü bu şekilde anlat. Açıkla onu. genetik gene nasıl işlemiş O hangi tavuklar hangi ilk hangi tavuk bunu anlamış diğer tavuklar da onu görüp taklit mi etmiş neden yapmışlar bunu peki , niye? bunu anlayana kadar tavukların soyu tükenirdi . Birinden çıkmış olsa bile peki o civcive bu bilgi hemen nasıl geçti ? o civciv büyüyüp tavuk olunca o neden yumurtaların üstüne oturdu ? bütün yumurtalar kırılıp dağılırdı hiçbir yumurtadan civciv çıkamazdı. Deniyor ki deneme yanılma yapmışlar tavukların ataları . La hadi oradan ya. Kangurulara mesela yavrularını keselerinde hem de yeterli zaman taşımasını kim öğretmiş? Evrim mi? İçgüdü deyip geçeceğiz öyle mi? Bu kadar basit öyle mi bunu geçmek ? Bunlar modern ideolojik bilim çevreleri tarafından sıradan hale getirilmiş , kasıtlı olarak basite indirgenmiş, bu şekilde lanse edilen; ama aslında akıl almaz ve gerçekte somut ve bilimsel olarak henüz ispatlanmamış olgulardır. İnekler koyunlar keçiler hatta aslanlar bak altını çiziyorum aslanlar : benim mememi ne gelip durmadan ısırıyorsun diye niye kovmuyor niye izin veriyor yavrularına? Neden uğraşıyor onlarla aylarca avlanmayı öğretiyor bilmem neyi öğretiyor yanından ayırmıyor kovmuyor besliyor büyütüyor . Direkt olarak öğretmese de öğreneceği koşulları yaratıyor ya da onlara engel olmuyor o koşullara .Evet bunlar çok sıradan gibi görünen çok alışılagelmiş durumlar . ama o iş öyle değil abi. Basit olgular değil bunlar.


Bunlar öyle bir iki tane varsayım tezle açıklanacak şeyler değil. Sonuçta o olgunun ortaya çıkışında, çıkış süreçlerinde, sürecinde, (ya da öyle bir süreç var mı bilmiyorum.) yani en başından beri gözlemlenmiş, yani zamanında gözlemlenmiş şeyler değil bunlar, bu olgular. Ve binlercesi. Zamanında gözlemleyemedikleri şeyleri laboratuvara bile girmemiş süreçleri , deney gözlem süreçlerine girmemiş olguları, böyle fantastik ihtimal hesaplarıyla fantastik çok uzun süreç hesaplarıyla, yok denenmiş yok yanılmış ,yok milyonlarca süre denemeler sürmüş gırdım gırdım öyle bu acayip olgular evrimsel şartlar içinde oluşmuş bu akıl almaz olgular öyle mi? Yaratıcı kozmik bilgiye ya da bir Tanrı’ya inanmamak için neden bu kadar çaba sarf ediyorlar gerçekten anlamıyorum. Bir tanrı yoksa anlam yoktur kardeşim. Değer yoktur.  Amaç yoktur. İdeal yoktur. hiçbir şeyin anlamı yoktur. Her şey anlamsızdır. Her şey.  Her şeyi anlamsızlaştırıyorlar. bunun sen de farkındasın modernizm postmodernizm nihilizm materyalizm işte insanlığın durumu ortada. yapay zekayla birlikte insan denen şey de ortadan kalkacak insana ait değerler anlamlar kültürler, güzellikler , sanat falan hepsi yok olacak zaman içinde. Dünya, bundan etkilenmeyen bu süreçten kendini koruyan bir grup elit ve çok zengin insana kalacak .yıllardır anlatıyoruz yorulduk artık bu gidişatı da mı görmüyorsunuz ? bütün göstergelerini  takip ettiğiniz zaman zaten bu sonuca ulaşacaksınız bir de bu açıdan bakın artık. bunun altında yatan sebepleri ideolojik bilim tayfasının, küresel bilim kartelinin amaçlarını ben biliyorum onu başka bir makalede açıklayacağım. Zira buradaki blokta bile birçok şeyi açıkladım başka yazılarıma makalelerime bakabilirsiniz . Çok mantıklı temellere dayanıyor ideolojik bilim. evet güdümlü kasıtlı bir bilim var kendi kafalarında bir ideoloji var ve o ideoloji doğrultusunda birçok şeyi saptırdılar saptırıyorlar.


Orada mıydınız ? Bilim bir çeşit din haline geliyor. Ve ortalık bilime tapanlarla bilim ne derse doğrudurcularla dolup taştı . Din abi bu artık din işte . Ben Evrim yok demiyorum ama bir yere kadar var evrim .gerisi güdümlü bir ideolojik safsata. Böyle konuşunca hemen aşağılama geliyor ve temelsiz bir ukalalıkla birlikte yok efendim evrim çok geniş çok derin bir konu sen bilemezsin falan. E o zaman sen bana açıkla da bilelim. Kim biliyor bunları? İç güdüler, doğuştan gelen bilgiler, akıl ve bilinç nerden geldi? Sapiens sıçraması, vs…hadi bana bunları açıkla ve temellendir ama tabi ki aşkın bir gücün yokluğunu yani tamrının yokluğunu esas alarak bana mantıklı bir argüman getir. Evrim deyip geçmek ne kolay. Tıpkı tanrı deyip geçmek gibi. Biz bile sizin kadar tanrı deyip geçmiyoruz ya da evrim deyip geçmiyoruz araştırıyoruz sorguluyoruz. Ama siz hakikatin bilgisine ulaşmış gibisiniz. biz bulduk abi tanrı falan yok. Bunun kendisi bilimsel bir düşünce değil.

İnsan zihni unutmaz. Bütün bilgileri, yaşadığı, gördüğü, duyduğu her şeyi dosyalayıp arşivler. Yeter ki bunları daha sonra hatırlayabilmesi için ilgili ve gerekli ipuçları ona verilsin. Ya da bir şekilde bilinçaltına , ID’ye ulaşılabilinsin. İnsanlar bu durumu kendi kendilerine sıkça yaşarlar benzer bir olaydan benzer bir görüntüden benzer bir sesten bir kokudan bile 20 yıl önceki unuttuğu bir şeyi hatırlayıp kendisini o anının o anın içinde bulabilirler. Evet insan zihni unutmaz bunu kolaylıkla söyleyebiliriz peki durum buysa o zaman evren de , evrenin kendisi de , hiçbir şeyi unutmaz ve her şeyi kaydedip depolar. İnsan dediğimiz varlık nereden çıktı? Evren bir bütün ise ve biz de onun parçasıysak, parça her zaman bütünün özelliklerini taşır, bütünde ise parçanın bazı özellikleri illa ki zaten vardır . Zira seslerin kaybolmadığı ses dalgalarının kaybolmadığı ispatlandı. Evren unutmaz her şeyi kaydeder bir yerlere. Ve durum bu. Evren her şeyi kaydeder. Bu durum bilimsel felsefi ontolojik bir araştırma konusu olmalıdır. Bu olgu irdelenirse bu konu üzerinde çalışılırsa evrenin çalışma mekanizmaları hakkında daha derin bilgilere ulaşılabilir

K.Çağlar Aksu

02/03/2025
 


İ N İ S İ Y A S Y O N sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Posted in ,

İçinde Kalmasın

İ N İ S İ Y A S Y O N sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

İ N İ S İ Y A S Y O N sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin